Tam 22 gün oldu sen gideli….
Çay demledim az önce. Hayır diyemezsin biliyorum. Ama çağırsam gelemezsin artık. Gittikten sonra bir süre içememiştim. Şimdi ise her yudumunda seni hatırlıyorum yine. “İnsan çayı nasıl sevmez” deyişini. “Gidenle özdeşleştirme hiçbir şeyi yoksa yaşayamazsın ve unutamazsın” demiştin. Bunu yaptığım için üzgünüm. Ama seni unutmak haksızlık gibi geliyor bana. Bunu istemiyorum…
Hani bulmak istediğimiz film vardı ya onu da buldum yokluğunda. Birlikte seyrederiz diye konuşmuştuk. O yüzden hala seyretmedim. Ama üzerinde konuştuğumuz sahneler hala aklımda. Ne çok gülmüştük.
Hala kendi kendime konuşuyorum. İstediğin kadar “deli” diyebilirsin bana. Vazgeçmedim bu huyumdan. Hatta bu sıfatı bile sever oldum sen yakıştırdıktan sonra. “Belki de deli olmak gerekiyor mutlu olmak için” demiştin ama bak mutlu değilim ben. Demek başka şeyler de gerekiyormuş. Burada olsaydın da keşfetseydik birlikte neler gerektiğini. Gerçi sen bulduğunu düşünüyorsundur şimdi ama….
Sen giderken uğurlamaya gelmedim, özür dilerim. Seni son kez görmek isterdim ama dayanabilir miydim bilmiyorum. Bu konuda pişman mıyım bunu da. Herkes gitme demek isterdi sana eminim. Diyemediler, sen kararını vermiştin. Ama binlerce gözyaşı döküldü arkandan. Çoğu yerli yersiz benim tarafımdan.
Söylesene Murat bundan sonra umursamadan yaşayabilir miyiz? Biraz daha az düşünerek, çok nefes alarak. “Bizden geçti artık” demiştin. Söylesene şimdi çabalasak yapabilir miyiz acaba biraz da olsa?
Hani uyuyamıyordun ya. Hatta bu yüzden bazı ilaçlar bile almıştın. İşe yaradı mı onlar? Çünkü artık ben de uyuyamıyorum. Buldun mu çözümünü uykusuzluğun? Çok düşündüm bunu. Belki de uyumamak gerekiyordur bazen. Belki vücudumuz, gözlerimiz bizden fazla yaşamak istiyorlardır bu hayatı. Belki isyan etmişlerdir bize artık. Bu yüzdendir sabahlara varan gecelerimiz.
Şimdi fark ettim 22 gün olmuş sen gideli. Ve içimde durdurulamaz bir seni görme isteği…
Hani inandırdılar ya bizi birini sevdiğimizde bunu ona söylememiz gerektiğine. Hani illa da söylemek gerek ya. Hissettirmek yetmiyor ya. İşte bu yüzden çok mutluyum seni son gördüğümde seni sevdiğimi söylediğim için. Konu nasıl gelişmişti bilmiyorum ama laf arasında söylemiştim seni sevdiğimi son görüşmemiz olduğunu bilmeden. Bu yüzden mutluyum biraz da olsa.
Hani çok merak etmiştin de turna katlatmıştın ya bana. O günden beri elime kağıt alıp yeni bir turna katlayamadım. 1000 tane katlayıp bir dilek hakkı kazanacaktım. 14 olmuştu o gün. “Daha çok yolun var ben hayatta uğraşmazdım” dedin. Şimdi asla olmayacak bir dileğim var ve bu yüzden turnalarımı rafa kaldırdım.
Gittikten 22 gün sonra sensiz bir şehrin sabahına merhaba diyorum yeniden. Bahar geldi biliyor musun? Şenlikler de yaklaştı. Bugün çok komik bir fıkra duydum, anlatayım mı? Hafta sonu da İstanbul’da olacağım. Döndüğümde yine oturup çay içelim seninle. Askerliğinden konuşalım yeniden. Bak yine söz veriyorum sana mektup da yazacağım.
Deli diyeceksin biliyorum ama yanımda olmasan da yüksek sesle söylüyorum. Duyar mısın bilmiyorum. Ama seni çok özlüyorum benim ÖLÜ ARKADAŞIM…..